Klavyenin Tarihçesi


Klavyenin Tarihi

Klavyenin Tarihçesi, Parmakla basılan tuşlara bağlı olarak, sabit bir eksen üzerinde hareket eden kollardan oluşan mekanizma.Latinceclavis (anahtar) sözlüğünden gelir. Yazı makinasında ve klavyeli müzik makinasında kullanılır.Yazı makinalarında,makinenin kapsadığı harfler ve bunların diziliş sırasına göre çeşitli klavyeler vardır.

Ülkemizde 1955 yılında 42 tuşlardan 46 tuşluya kadar birkaç tip standar Türk klavyesi kabul edildi.klavyeli müzik aletleri ise başlıca org, çembalo ve pianodur.Genellikle ıhlamur ağacından yapılan tuş, madeni bir destek üzerinde dengelenir.Klavye, telli çalgılara XI. yy’dan başlayarak uygulandı.XV. yy’da ayak klavyesi kullanılmaya başlandı.XVII. yy’da da el ve ayak klavyeleri arasındaki bağlantı kaldırıldı.

 

Q Klavye

Q klavye olarak bilinen tuş dizilimi aslında daktilonun icat edildiği günden beri değişmemiştir. Neden bu şekilde dizildiği konusunda çeşitli söylentiler de mevcuttur elbette. Bu söylentilerin içerisinde en yaygın olan hikayesi ise; Yazı makinesinin mucidi olan Christopher Latham Sholes, 1867’de cihazın patentini almış ve ilk çalışan örnekleri ortaya koyduğu sırada cihazın tasarımının neden olduğu mekanik bir sorunla karşılaşmıştır. İcat ettiği bu makinenin harfleri kâğıda basmak üzere kullandığı mekanik harf kolları, kapalı bir kutunun içinde yer almaktadır. İki kol birden kâğıda doğru havalandığında kağıdın içerde sıkışmasına neden olmaktadır. Christopher bu sorunun çözümü için, yazarın yazım hızını yavaşlatmak üzere harflerin yerlerini olabildiğince karıştırarak en çok kullanılan harfleri elin en zor ulaşabileceği yerlere yerleştirmeyi uygun görmüş ve Q klavye adını verdiğimiz harf dizilimi ortaya çıkartmıştır. Aslında bir nevi daktilonun hızlı yazmaya karşılık fazla bozulmasından dolayı, yavaş yazmaya zorlama amacıyla ortaya çıkmıştır diyebiliriz. Özellikle en çok kullanılan harflerin yeri klavyede en ücra köşelere dağıtılmıştır. Bu şekilde yaygın olarak sağ elini kullanan insanların zayıf ellerini kullanmak zorunda bırakılmış, bu harfler de itinayla sol tarafa doğru toplanmıştır.

Aslında Q klavye İngilizce de dahil neredeyse hiçbir dil için faydalı değildir. Her dile ayrı olarak klavye üretilmesine karşılık yaygın olarak kullanılanı Q klavyedir.

 

Q-ve-F-Klavye-wasd-red

 

 

F Klavye

Bilimsel temellere dayalı standart bir Türk klavyesi geliştirilmesinin zorunluluğuna inanan İhsan Yener, bu konuda 1946`dan itibaren daktilo öğretmeni sıfatı ile sürdürdüğü çalışmalarının dikkate alınmasını ancak 1955`te başarabilmiş. Yabancı uzmanlarla da pekiştirilmiş İhtisas Komisyonu`nca oluşturulan On parmak yöntemi ile Türkçe için ideal Klavye`yi 20 Ekim 1955`te Bakanlıklararası Standardizasyon Komitesi`ne “Standart Türk Klavyesi“ olarak kabul ettirmiş.

F Klavye Türkiye`deki tüm daktilo makinelerinin Milli Klavyeye dönüştürülmesi, 1963 yılında Gümrükler Kanunu`na eklenmesi ve 1974 yılında Türk Standartları Enstitüsü tarafından Zorunlu Standart olarak kabul edilmesiyle kesinleşmiştir. 25 yıllık bir mücadelenin sonunda kendisine inananların da yardımları ile o günlerde `Klavye İnkılabı` olarak anılan bu standardizasyonu gerçekleştiren İhsan Sıtkı Yener , bu sebeple F Klavyenin Babası olarak da anılmaktadır.

 

Q Klavye İle Karşılaştırma
F klavye, Türkçe için özel olarak geliştirilmiş bir klavye olduğundan Türkçe bir metni yazmak, Q klavyede yazmaktan daha kısa sürer. Türkçe doğal dil işleme projesi olan Zemberek`le yapılan testlerde Türkçe`de çok kullanılan harflerin F klavyede kolay yerlerde olduğu ispatlanmıştır. Q klavyede ise “ş“, “i“, “ğ“ gibi harfler ulaşılması zor yerlerdedir. Ayriyeten Türkçe`de çok kullanılan “de” gibi ekleri yazmak için Q klavye`de orta parmakla ilk önce “d“ `ye sonra da tekrar “e“ `ye basılması lazımdır. Böyle yazılması zor olan ikililere sorunlu ikili adı verilir.

İlginizi çekebilir >

Bilgisayar Tarihçesi 

Yorum

Önerilen Başlıklar